Katılım Çağrısı

Küreselleşme ve Gençlik

Globalleşme dünya üzerindeki bütün siyasal, sosyal, ekonomik ve kültürel ilişkileri yeniden şekillendirmektedir. Globalleşen dünyada gençlik de toplumsal katmanların bir parçası olarak değişim ve dönüşümün hem etkileneni hem de etkileyeni konumunda bulunmaktadır. 1990’lı yıllarla başlayan ve 2000’li yıllarla hızlanan bu fenomen beraberinde olumlu ve olumsuz birçok yenilik getirmiştir. Bilgiye ulaşmanın hızlanması, teknolojinin ilerlemesi, ulaşım imkanlarının artması, iletişimin anlık bağlantıya dönüşmesi, dünyanın bir köşesinde bulunan bir ürüne kısa zamanda ulaşmanın kolaylaşması olumlu yönleriyle toplumların davranışlarında büyük değişimlere neden olmuştur. Fakat bu yeni fenomen bir yandan fırsat eşitliği sunarken diğer yandan insanlar arasındaki eşitsizliğin de bir sebebi olmaktadır. Globalleşme bölgeler arasındaki eşitsizlik, sosyal baskılar, yoksulluk, köylerden şehirlere göçler, sosyal refahın dağılımında dengesizlik, yerel kültürlerin yok olması, geleneksel mesleklerin ortadan kalkması gibi olumsuz sonuçlara da sahiptir. Bütün bu hızlı devinim içerisinde gençlik de yeniliğe adapte olmak ve yaşamını kendi karakteriyle sürdürmek derdindedir.

Genç insanlar, globalleşmenin sunduğu yeni fırsatları en iyi şekilde değerlendirebilecek kesimdir. Ancak, özellikle gelişmekte olan ülkelerdeki genç insanların büyük bir bölümü bu süreçten yararlanamamaktadır. Globalleşme istihdam olanaklarını ve göç kalıplarını etkilemekte; gençlik kültürü, tüketicilik, küresel genç vatandaşlık ve aktivizm üzerinde değişiklikler ortaya çıkarmaktadır. Öte yandan üniversitelerin değişim programları dünya gençliğinin farklı kültürleri tanımalarını ve yeni ilişki ağlarını oluşmalarını sağlamaktadır. Bu durum gençlerin yeni teknolojilere daha çabuk adapte olduklarını, küresel gelişmelerden anında haberdar olduklarını göstermektedir. Kendi toplumlarının olduğu kadar diğer toplumların ekonomi, siyaset ve toplumsal olaylarını takip edip yorumlamakta ve eylemlerle düşüncelerini ortaya koyabilmektedir. Bu konuda sosyal medyayı etkin bir biçimde kullanabilmektedir. Bu anlamda geleceğin teminatı olan gençliğin çevresine olan duyarlılığı önem taşımaktadır. Gençler bir toplumun geleceği olarak görülüyor ise o zaman gençlere ilişkin ne tür politikaların geliştirmesi üzerine düşünmek gerekir. Tek bir gençlik durumundan ve kültüründen söz edilemeyeceğine göre politika geliştiricilerinin bu konuya dikkat etmesi gerekir. Bunun için faklı sosyoekonomik düzeyde ve faklı mekanlarda yaşayan gençlerin gelişimine ilişkin ayrı ayrı öneriler geliştirilmelidir.

Ortadoğu ve Kuzey Afrika Ülkelerinde Gençlik

Bu bağlamda özellikle Ortadoğu ve Kuzey Afrika coğrafyasında yaşayan gençlerin sorunlarının farkında olmak önem taşımaktadır. Siyasal istikrarsızlık, terör, iç savaş, kitlesel göç hareketleri, eğitime ulaşmada sorunların had safhada olduğu bu coğrafyada gençliğin sorunlarının dinlenmesi söz konusu sorunların çözümü konusunda yapıcı bir rol üstelenebilir. Aksi takdirde kendisine söz hakkı verilmeyen genç insan bu sorunların bir parçası olabilir ve hiç umulmadık büyük değişimleri tetikleyebilir. Bunun en çarpıcı örneği; Arap Baharı sürecini tetikleyen Tunus’lu Muhammed Bouazizi’dir. Bouazizi 27 yaşında bilgisayar mühendisliği bölümü mezunu iken işsizlikten dolayı seyyar satıcılık yapan bir gençti. Alternatif bir işle yaşamını sürdürmeye çalışan Bouazizi zabıta memuru ile yaşadığı gerginlik üzerine daha fazla dayanamamış ve bedenini ateşe vermiştir. Problemler onu psikolojik olarak dayanılamaz noktaya getirmiş ve hayatına isyan şeklinde son vermiştir. Bu trajik olay sosyal patlamalara neden olmuş ve Bouazizi gibi kendisini dışlanmış hisseden Ortadoğu ve Kuzey Afrika’daki gençleri sokaklara dökmüştür. Büyük protestolar mevcut yönetimleri tek tek sarsmış ve değişimlere neden olmuştur. Tunus’un Yasemin Devrimi’nin ve Mısır’ın 25 Ocak Devrimi’nin protesto gösterilerinde gençler ön safta yer almışlardır. Sorunlarının dinlenmesini ve çözüm geliştirilmesini isteyen gençler büyük değişimlerin tetikleyicisi olmuşlardır. Fakat Arap Baharı’ndan bu yana yaşananlar maalesef gençlerin hala göz ardı edildiğini ve sorunlarına kulak tıkandığını göstermektedir. Genç işsizlik, eğitime erişim gibi temel sorunların halen çözülemediği OECD istatistikleriyle gözler önündedir.

Bu anlamıyla “Fikir Atölyesi: Ortadoğu ve Kuzey Afrika'da Gençlik Sorunları ve Beklentileri” Ortadoğu ve Kuzey Afrika’daki gençlerin sorunlarını dile getirmeleri ve onların kendi çözüm önerilerini ortaya koymaları babında önem taşımaktadır. Bundan dolayı sunulan bu proje hedef kitle olarak Ortadoğu ve Kuzey Afrika ülkelerinde 18-24 yaş aralığındaki lisans düzeyinde eğitim gören gençleri belirlemiştir. Onlara sunulacak bu imkan kendi yaşamları, farkındalıkları ve gelecekleri üzerinde önemli bir etkiye sahip olacaktır.

Fikir Atölyesi'nin Amacı

Bu anlamda “Fikir Atölyesi: Ortadoğu ve Kuzey Afrika'da Gençlik Sorunları ve Beklentileri” Ortadoğu ve Kuzey Afrika ülkelerinden gençleri, sorunlarını dile getirmek ve kendi çözümlerini sunmak için Türkiye’ye davet etmektedir. Atölye akranları ile sorunlarını ve beklentilerini tartışmak üzere söz konusu ülkelerden 20 genci bir araya getirmeyi amaçlamaktadır. Atölye 4 gün sürecek ve Sakarya Üniversitesi Ortadoğu Enstitüsü'nün konferans salonunda gerçekleşecektir. İlk gün 20 katılımcı konularını panellerde sunacaklardır. İkinci gün, her iki katılımcı birer grup olacak ve gençlik sorunlarının çözümleri hakkında bir proje önerip yazacaklardır. Gün sonunda en iyi proje önerisi seçilecek ve finansal olarak desteklenmesi için YTB’ye önerilecektir. Atölye çalışmasının üçüncü ve dördüncü gününde, katılımcılar gezi için İstanbul'a götürüleceklerdir.

Seyahat ve Konaklama

Atölye size ücretsiz olarak geliş-gidiş uçak bileti ve konaklama sağlayacaktır. Çalıştayın ilk iki günü Sakarya Üniversitesi yurtlarında kalınacaktır. İstanbul gezisi sırasında bir gece İstanbul'da kalınacaktır. Çalıştayın dili İngilizcedir ve çeviri yapılmayacaktır.

Önerilebilecek Sunum Konuları

Atölyeye gönderilen tüm başvurular akademisyenler tarafından değerlendirilecektir. Değerlendirme sürecinde başarılı olan başvurular atölyede sunulma hakkı kazanacaklardır. Gönderilerin 400-500 kelime arasında olması gerekmektedir. Web sitesinde bulunan formu 15 Eylül 2019 tarihine kadar doldurarak başvurabilirsiniz.

“Fikir Atölyesi: Orta Doğu ve Kuzey Afrika'da Gençlik Sorunları ve Beklentileri” atölyesi, aşağıdaki konularla ilgili başvuruları beklemektedir:

 

  •     Teknoloji ve Gençlik
  •     Bağımlılık ve Gençlik
  •     Aşırılıkçılık ve Gençlik
  •     Sosyal Medya ve Gençlik
  •     Göç ve Gençlik
  •     Gelecek Endişeleri ve Gençlik
  •     İşsizlik ve Gençlik
  •     Eğitim ve Gençlik
  •     Dil ve Gençlik
  •     Kültür ve Gençlik
  •     Toplum ve Gençlik
  •     Din ve Gençlik
  •     Politika ve Gençlik